Kârlı ihracatın sırrı milli olmada saklı İhracat yapabilmek kadar ihracatı yüksek katma değere dönüştürmenin önemine vurgu yapan Albox Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Sağlam, “Üretim ve ihracatı millî seferberlik ruhuyla Türk milletine özgü değerlerimizle dünya çapında markalaştırabilirsek dış ticarette kazancımız katlamalı olur” dedi. Sedat YILMAZ Röportaj PANDEMİNİN başladığı 2020’ye göre bu yıl performansını daha fazla yükselten mobilya sektörü, ihracatını 2019’un üzerine çıkararak yılsonu öngörüsü olan 4,5 milyar dolarlık hedefi yakalama noktasında inovasyon, Ar-Ge, tasarım ve markalaşmayı öne çekti. Mobilya ağırlıklı kâğıt ve orman ürünleri sektörü Nisan’da aylık ihracatını yüzde 70’in üzerinde arttırdı ve 600 milyon dolarlık bir seviyeye ulaştı. Geçen yıl bu rakam 300 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmişti. Sadece mobilya sektörü yılın ilk çeyreğini 1 milyar doların üzerinde ihracatla kapattı. İkinci çeyrekte daha yüksek bir ihracat bekleyen sektör yurtiçinde KDV indirimleri sayesinde de önemli bir satış seviyesine ulaştı. Salgın döneminde navlun fiyatlarının yükselmesi sebebiyle Avrupa, Uzakdoğu’yu bırakıp Türkiye’ye yöneldi. İngiltere ile imzalanan ticaret anlaşması ve yine ABD’ye kurulan ticaret merkezi mobilyada ihracatı yükseltti. Azerbaycan başta Kafkaslara yönelik ihracatın artacağı öngörüsü var. 2023 yılında 10 milyar dolar mobilya ihracatı hedefiyle çalışan sektör, dünyada 5’inci tedarikçi ülke olmak için mücadelesi veriyor. Türkiye halen dünyada 8’inci büyük ihracatçı ülke konumunda. Pandemide bireylerin evde kalmaları sektörde farklılaşmayı gerektirdiğini belirten sektör temsilcileri, ev ve ofisleri birleştiren mobilya düzenlemelerine ağırlık verdiklerini, sektörün özellikle mutfak ve banyo alanında yoğunlaştığını, inovatif ürünlerle müşterilerinin karşısına çıkan sektörün 1 milyar dolar büyüklüğe varan mutfak – banyo alanında daha da büyümeyi gündemlerine aldıklarını dile getiriyor. Yabancı ağırlığı azalıyor Albox Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Sağlam, sektörü Analiz’e değerlendirdi. 2019 yılına göre salgının başladığı 2020 ilk çeyreği sonunda iyi bir performansla yollarına devam ettiklerini, bunda önceki senenin sonunda kabul edilen KDV indirimlerinin etkili olduğunu ve iç piyasadaki hareketliliğin ihracata yansıdığını dile getiren Albox Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Sağlam, “Mobilyanın içerisinde yer alan mutfak ve banyo sektörü tabii ki küçük bir kısmı kaplasa da mobilya ile paralellik gösteriyor. Banyo ve mutfak sektörü açısından ise son yıllar atak olarak geçti diyebiliriz. Sektör iç piyasada mimari dekorasyon hizmeti vererek yazlık bölgelerde önemli işlere imza atıyor ve inovatif ürün ve hizmetler geliştiriyor” söylüyor. Sağlam, Türkiye’nin modüler mutfak ve banyo alanında çok kısa zamanda 1 milyar dolarlık bir hacme ulaştığını, yakın zamana kadar merdiven altı üretimin azaldığını ve işletmelerin markalaşma yolunda çaba harcadıklarını söylüyor. İşletmelerin markalaşmaya yönelmesiyle kayıt dışı üretimin de giderek azaldığına işaret eden Sağlam, oluşan kalite ve hizmet ağı sayesinde sektördeki yabancı marka ağırlığının küçüldüğünü, müşterinin yerli markalara yöneldiğini belirtiyor ve özellikle ihracatta Türk mallarının rekabet gücünü her geçen gün artırdığına vurgu yapıyor. Büyük tedarikçiler olabiliriz Özellikle salgının Türk mobilyasının dünyaya duyurulmasında bir fırsat olarak karşılarına çıktığını belirten sektörün önemli isimlerinden Albox’un Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Sağlam, doğudan kayan talepler sebeYerli tasarım yerli üretim global marka OLGUN Sağlam: “Koordineli çalışmamız gerekiyor. Malzeme tedarikçileri olmazsa sektörümüz büyüyemez. Birbirimizle etle kemik gibiyiz. Bizim burada başarılarımızın artması için yerli malzeme üretiminin artması gerekiyor. Üreticilerin öncelikle iç pazara cevap verebilmesi, katma değerli ihracat açımızdan ülkemiz ekonomisi adına olumlu bir yansıma olacak. Bunun için yerli tasarım, yerli ürün, yerli marka şart.” Sektör her ülkeye farklı çalışıyor OLGUN Sağlam: “Durmuyoruz, çalışıyoruz. Birçok ülkeye göre pandemiye rağmen hızlı bir pozisyon alıp duruma uygun ihracat pozisyonları geliştirdik. Örneğin; Çin’den kayan talebe hızlıca cevap verebildik. Pandemiye göre ürünler geliştirdik. Fuarların yapılamadığı bir dönemde sanal fuarlara ağırlık verdik. Böylece kilogram başı ihracat birim fiyatımızı artırmış oluyoruz. Ama her şeyden önemlisi Türk malını dünyaya tanıtıyoruz.” Sorunları hızlı çözmek zorundayız OLGUN Sağlam: İç piyasada yenileme ve dekorasyon işleri sektörün beklentilerinin üzerinde. İhracat da aynı paralelde artarak devam ediyor. Sektör malzeme tedarikinde MDF ve sünger gibi alanlarda sıkıntı yaşıyor. Mutfak ve banyo alanında henüz böyle bir sorunla karşılaşmadık. Hangi alanda olursa olsun sorunlar ne kadar hızlı çözülürse, mobilya sektörü ülkeye ihracat, döviz girdisi ve istihdam adına yüksek katkılar verebilir.” biyle Avrupa’da önemli işlere imza attıklarını belirtiyor. Malzeme ve hammadde olarak yerlilik oranı çok yüksek mobilyada markalaşmayla birlikte Türk malının aranır hale geleceğini belirten Olgun Sağlam, özellikle batı dünyasında büyük tedarikçiler arasına girmesinin mümkün olduğunu kaydediyor. Çalışma alanları olan mutfak ve banyo alanı doğrultusunda mobilya sektörünü değerlendiren Olgun Sağlam, ihracatta farklı bir noktaya işaret ederek üretimde millî kapasite ve değerlerin önemine dikkat çekiyor. Sağlam, “Üretim ve ihracatı millî seferberlik ruhuyla Türk milletine özgü değerlerimizle dünya çapında markalaştırabilirsek dış ticarette kazancımız katlamalı olur” diyor. İhtiyaçlara yönelik inovasyon, üretim ve pazarlama çerçevesinde Türkiye’nin geleneksel ve modern çizgilerini birleştiren ürünlerle ihracat yapıldığı takdirde yüksek katma değere ulaşılacağını belirten Albox Yönetim Kurulu Başkanı Sağlam, “Türk ihraç ürünleri ne kadar kaliteli olursa olsun, dünyada marka algımız zayıf. AvrupalI bir ülke bizden daha düşük kalitede üretim yapsa da bilinirliği olduğu için tercihte bir adım önde. İnovasyon çok önemli ancak bunun yanında ihracatın her safhasında millî bir duruşla Türkiye’nin marka değerini artırmak da mühim” ifadesini kullanıyor. Olgun Sağlam, taklide yönelmeden Türk milletinin hünerini ortaya çıkaracak her ürün ve faaliyetin yüksek marka değeri oluşturacağını söylüyor. Sektör üründe fark oluşturdu Sektörün küresel salgını da fırsat bilerek ürünlerde fark oluşturduğunu ve Türk malını aranır hale getirdiğine değinen Onur Sağlam, bundan sonra sektörün daha titiz ve hassas bir şekilde markalaşma yolunda ilerlemesi gereğine vurgu yapıyor. Cazibesi yüksek üretim, ürünleri çarpıcı şekilde tanıtacak millî ve global etkinlikler, uluslararası fuarlar, spesifik veya ekstra tanıtımlar, geziler, sosyal medya, dizi filmler ile belgesellere yönelik ürün yerleştirmelerin Türkiye’nin marka değerini yükselteceğini dile getiren Sağlam, ithal ikame desteğiyle dünyada “Türk malı tercihimiz” dedirtecek her faaliyetin değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Salgın dönemi olmasına rağmen mobilya sektörünün inovasyon ve markalaşma çalışmalarıyla 2019’dan daha yüksek performans gösterdiğinin altını çizen Sağlam, “Nitekim sektör pandemiyi fırsat bildi. Mobilya sektörümüz ofislerle evleri birleştiren inovasyon ürünlerine ağırlık verdi. Mutfak – banyo mobilyacılığında ürün ve hizmet olarak fark oluşturdu. Böylece Türk mobilya sektörü ürünleri cazip hale geldi. Ancak yakalanan bu ivmenin daha üst seviyeye çıkarılması gerekiyor” tavsiyesinde bulunuyor. Nasıl global hale geliriz? Sektörün yüksek katma değerli ihracatı için geleneksel çizgi ile modern çizgiyi birleştirerek dünyaya açılmayı hedeflemesi gerektiğini ve yeni yeni markaları hayata geçirmesin elzem olduğunu belirten Olgun sağlam, “Şu anda yurtiçinde birçok firma aynı mantaliteyle ihracat yapmak istiyor. İhracat ayağımız her geçen gün daha da kuvvetleniyor. Avrupa pazarında önemli noktalarda var olan Türk mobilya sektörü ABD pazarına yönelik projeler üretiyor. Hatta birçok firma burada mağazalaşmış durumda. Albox olarak biz de aynı yoldayız. Türk malı marka algısını ne kadar artırırsak ihracatımızın o kadar katma değeri yüksek olacak. İhracat her alanda milli seferberlik ruhuyla hareket etmeyi gerektiriyor. Bu da bize küresel dünyanın kapısını ardına kadar açacak” diyor. Yüksek katma değerin yolunun kesinlikle markalaşmadan geçtiğinin altını çizen Olgun Sağlam, markalaşmak için de kaliteli, işlevsel, inovatif ürün geliştirilmesinin şart olduğunu, bunun yanında e-ticaret başta pazarlamaya son derece dikkat edilmesi gerektiğini dile getiriyor. Olgun Sağlam, “Bir noktadan sonra zaten tüketici sadece markanıza, yani isminize bakıyor ve satın almasını ona göre yapıyor” ifadelerini kullanıyor. İhracat birim fiyatı yükselmeli Halen mobilya sektörü ihracatının kilogram başı 4 dolara yaklaştığını, ancak burada kalınmaması gerektiği üzerinde duran Albox Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Sağlam, “Markalaşamazsak yerimizde sayarız” diyor. Kendilerinin de tasarıma, iç mimar ekibine sürekli yatırım yapan bir marka olduklarını belirten Olgun Sağlam, “Sürekli gelişen, değişen ortamlara göre ürün gamımızı yeniliyoruz. Örneğin; boyunuza uygun şekilde indirip çıkarabileceğiniz tezgâhı isterseniz oturma odanızda şık bir vitrin olarak dahi kullanabiliyorsunuz. Yine bazı modellerimizde kullandığımız patlamaz cam büyük dikkat çekiyor. 300 dereceye kadar yanmayan mutfaklardan, yer kaplamayan tezgâhlara kadar biz biraz daha işin teknolojik kısmındayız. Tasarımsal gücümüz evet iyi ama işlevsellik kısmında çok daha iyiyiz” bilgisini veriyor. Türk mobilya sektörünün yakaladığı çizgiyle hareket ettiklerini ve inovatif ürünlerden asla taviz vermediklerini anlatan Olgun Sağlam, “Salgın döneminde erkekler de mutfağa girdi. Onlar her şeyin elinin altında olmasını ister. Biz bu duruma göre ürün geliştirdik. Dijital ekranlı kapaklarda bir yandan videolarını izlerken bir yandan da yemeklerini yapabilecekleri çok özel bir ürünümüzü piyasaya sunmak üzereyiz. Yılın ikinci yarısında mağazamızda bu çok özel ürünü görebileceksiniz. Aynı zamanda ofislerin evlere taşınmasıyla birlikte mutfak tezgahının altından çıkan çalışma masalarından nano teknolojisi sayesinde üzerinde mikrop barındırmayan, antibakteriyel mutfaklara kadar yepyeni modelleri ürün gamımıza dahil ettik” diyor. Büyümede vakit kaybedemeyiz Yurtiçinde iş yapma konusunda önemli bir potansiyel olduğu halde yurtdışında büyümeyi tercih ettiklerini, bu yüzden ihracata ağırlık verdiklerini belirten Olgun Sağlam, “Türk bayrağını yurt dışında her zaman dalgalandırabilmek istiyoruz. Yurtiçiyle büyümeyle paralel şekilde yurt dışında büyüme performansı sergilemeye çalışıyoruz. Yurtdışında büyümek için vakit kaybetmek istemiyoruz” ifadelerini kullanıyor. Firmalarının 2015 yılında yapılan Rusya Soçi Kış Olimpiyatları ile başlayan ihracat serüvenlerinin Fransa, İngiltere, Nijerya, ABD, Romanya, Kazakistan ve KKTC ile devam ettiğini hatırlatan Olgun Sağlam, “Otelden başkonsolosluk ofisine, ev tasarımına kadar önemli ve niş projelerinde yer alıyoruz. Ciromuzun yüzde 35’ini ihracat oluşturuyor. Tabii bunu ilk etapta yüzde 40, kademeli olarak da yüzde 60’lara çıkarmak istiyoruz. 2 yıllık süre içerisinde ihracat pazarımızı 10 ülkeye (burada ana hedef pazarlarımız Almanya, Hollanda, İsviçre ve Kanada) çıkarmayı hedefliyoruz” diyor. Yurt dışında ortaklık yapmadan Albox ismiyle büyümek istediklerini dile getiren Olgun Sağlam, isim ve alt yapı olarak büyümelerinin çok kolay olacağını dile getiriyor. İhracatta 30 doları yakaladık İhracat rotalarını Avrupa pazarı olarak belirlediklerini, çünkü onlara göre daha kaliteli ve uygun fiyatlı mal ve hizmeti sunduklarını dile getiren Olgun Sağlam, “Mobilya sektöründe ortalama ihracat birim fiyatı henüz 4 dolara gelmemişken biz firma olarak 30 doları yakaladık. Bunu daha da yukarılara taşıyacağız. Avrupa’da büyümenin yollarını biliyoruz. Özellikle bu pazarda franchise yoluyla bayilikler açacağız. İhracatımızı mağazacılık yoluyla hızlandırmak gibi bir hedefimiz var. Yurt dışındaki güçlü rakiplerimize rağmen Türk ürünlerine karşı algıyı yıkıp hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz” şeklinde konuşuyor. Franchise yoluyla yurt içinde ve yurt dışında yeni mağazalar açma hazırlığı içeriğinde olduklarını belirten Albox Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Sağlam, İstanbul, Ankara, İzmir, Bodrum, Bursa, Antalya, Samsun, Konya, Şanlıurfa illerinde devam eden yetkili satıcılık görüşmeleri arasından tercihimizi yaparak 6 noktada Albox’ı açmayı hedeflediklerini, yurt dışında da 3 noktada yeni noktalar oluşturacaklarını kaydediyor.