Albox Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Sağlam, inovatif ürünlerle kalitede fark yarattıklarını ifade ediyor. Albox Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Sağlam ile firmanın çalışmalarını değerlendirdik. Albox’u okuyucularımıza tanıtır mısınız? Dedem Ali Sağlam’ın öncülüğünde kurulan markamızın öyküsü Trabzon’da başlıyor. Biz Trabzonlu bir aileyiz. Dedem memlekette marangozluk işleriyle uğraşıyormuş. Daha sonra babam Osman Sağlam, babası Ali Sağlam’dan aldığı bir testere ve bir keser ile 1976 yılında mesleği icra etmeye başlıyor. Önce İzmit’te başlayan yolculuk, 1987’de İstanbul’da devam etti. Kadıköy’de inşaatların hızlandığı bir dönemde, ilk olarak 250 metrekarelik bir alanda inşaatların doğrama işlerini yaptık. Ben de daha 14 yaşındayken babamın yanında çalışmaya başlamıştım. 1991 yılında 250 metrekarelik atölyemizi iki katına çıkardık. Konut sektörünün hızlanmaya başladığı bir dönemde artık bizler de projeksiyon işleri yapmaya başlamıştık. Bir evin kapılarından mutfağına, banyosundan holdeki ahşap kaplamalarına kadar A’dan Z’ye tüm işleri yapar duruma gelmiştik. İşin Çekirdeğinden Yetişmemiz Bizi Ûzun Soluklu Yapıyor Bir aile şirketisiniz ve 3. kuşak temsilciniz şu an işin başında. Türkiye’de aile şirketleri genelde bu şekilde uzun soluklu olmayı başaramıyor. Siz, bunu nasıl başardınız? Büyüklerimizin yanında bu işi öğrendik. Babam küçük yaşta, dedemin yanında, ben de yine babam gibi küçük yaşlarda babamın yanında işe başladım. Birlik olmak, işimizi hep ileriye taşıma gayreti ve bizden sonra gelen kuşakları işe adapte etme konsantrasyonu 3 nesildir süren bir başarıyı getiriyor. Bizim de amacımız kendi markamızı ileri dönemlere taşıyabilmek. Ürün Grubumuzu Geliştirecek Çalışmalar Yapıyoruz Yenilikler geliştirirken nelere dikkat ediyorsunuz? Markamızı ileriye taşıyan dinamiklerden bir tanesi, sürekli geliştirdiğimiz ürün grubumuz. Güçlü bir iç mimar ekibiyle çalışıyoruz. Günün trendlerini çok iyi takip ediyor, ihtiyaçları tespit edip bunlara yönelik ürünler geliştiriyoruz. Örneğin; pandemiyle birlikte geliştirdiğimiz nano teknolojik mutfaklar hiçbir mikrobu barındırmıyor ya da mutfak tezgahının içinden çıkan masa, mekanları küçük olanlara hem ofis hem de mutfak özelliği sunuyor. Kısacası önemli olan ihtiyaçları doğru tespit edip ona göre ürün geliştirmek. Albox’ın başarısı da buradan geliyor. Fabrikada Bir Yılda 8 Bin Adet Kapı, 4 Bin Adet Mutfak ve Banyo Dolabı Üretiyoruz Hedef ve yatırımlarınız hakkında bilgi verir misiniz? Şu anda fabrikamızda 50 kişilik bir ekibimiz var. Bahsettiğim üzere iki tane atölyemiz bulunuyor. Bir tanesi evveliyatımıza sahip çıkmak üzere hâlâ kapısını açık tuttuğumuz zanaatkar işleri yaptığımız atölyemiz, diğeri ise fabrikasyon üretimleri gerçekleştirdiğimiz fabrikamız. Bu fabrikada bir yılda 8 bin adet kapı, 4 bin adet mutfak ve banyo dolabı üretiyoruz. Önümüzdeki 2 yıllık projeksiyonumuza baktığınız zaman Ataşehir’deki fabrikamızı Kurtköy, Tuzla bölgelerine taşımayı istiyoruz. Hedefimiz 10 bin metrekarelik bir alanda 100 kişilik bir istihdamla yol alabilmek. Şu an için fabrikanın yatırım maliyeti 15 milyon TL olarak görünüyor. Yine 2 yıllık süre içerisinde ihracat pazarımızı 10 ülkeye (burada ana hedef pazarlarımız Almanya, Hollanda, İsviçre ve Kanada) çıkarmayı hedeflerken, yurt içinde de Ankara, Antep, İzmir ve Karadeniz bölgesinde olmak üzere toplam 6 bayilik vermeyi planlıyoruz. Hem yurt dışında hem de yurt içinde franchise sistemiyle büyüme arzusundayız