Trabzon’da marangozlukla başlayan girişim hikayesi bugün üçüncü kuşağın yönetimindeki Albox markası ile Fransa’dan ABD’ye kadar dünyanın birçok ülkesine ulaştı. Albox Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Sağlam, “Ataşehir’deki fabrikamızı 15 milyon TL yatırımla Kurtköy, Tuzla bölgesine taşıyacağız ve 10 bin metrekarelik bir alanda 100 kişilik istihdam yaratacağız” diyor. ‘Tasarıma odaklanmaltyız’ “Sektörümüzün en büyük sorunlarından bir tanesi KDV. KDV’deki farklı oranlar fiyatları oluştururken sıkıntı oluşturuyor. Aynı zamanda bütün ihracatçılar gibi kurun düşmesi ya da yükselmesinden ziyade istikrarlı olmasından yanayız. Tasarım, bu ülkenin bence öncelikli üzerinde durması gereken konuların başmda. Geleneksellerimizi geleceğe taşıyabüecek tasarımlar ortaya koyabiliriz. AR-GE kısmında önemli bir noktaya geldik ancak tasarım kısmımızı da bir an önce çözmemiz gerek.” Türkiye modüler mutfak ve banyo sektör büyüklüğü 1 milyar dolara ulaştı. Pazarın yüzde 30’u markalı firmaların, yüzde 70’i ise kurumsal olmayan atölyelerin elinde. Gelişime açık bu pazara marangozlar hakim. Bu pazarda atölye ile başlayıp dünyaya açılan girişim hikayeleri de mevcut. Girişimci Ali Saglam’ın Trabzon’da marangozlukla başlayan girişim hikayesi bugün Albox markası ile Fransa’dan ABD’ye kadar dünyanın birçok ülkesine ulaşmış durumda. Yılda 8 bin adet kapı, 4 bin adet mutfak ve banyo dolabı üreten marka, otelden başkonsolosluk ofisine, şarap kavından ev tasarımına kadar önemli ve niş projelere hizmet veriyor. Markanın gelişim öyküsünü üçüncü kuşak temsilcisi Albox Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Sağlam ile konuştuk. Şirketinizin kuruluş hikayesinden bahseder misiniz? Dedem Ali Saglam’ın öncülüğünde kurulan markamızın öyküsü Trabzon’da başlıyor. Dedem marangozluk işleriyle uğraşıyormuş. Babam Osman Sağlam, babası Ali Sağlam’dan aldığı bir testere ve bir keser ile 1976 yılında mesleği icra etmeye başlıyor. Önce İzmit’te başlayan yolculuk, 1987’de İstanbul’da devam ediyor. Kadıköy’de inşaatların hızlandığı bir dönemde, ilk olarak 250 metrekarelik bir alanda inşaatların doğrama işlerini yapıyor. Ben de 14 yaşında babamın yanında çalışmaya başladım. 1991 yılında 250 metrekarelik atölyemizi iki katına çıkardık. Konut sektörünün hızlanmasıyla projeksiyon işlerine yöneldik. Bir evin kapılarından mutfağına, banyosundan holdeki ahşap kaplamalarına kadar A’dan Z’ye tüm işleri yapar duruma geldik. Hatta size şöyle söyleyeyim, bilgisayarların iş hayatına daha yeni yeni girmeye başladığı bir dönemde, çizim programları yokken excel üzerinde projeler çiziyorduk. 2006 yılında ise büyüyen yapımızla birlikte kurumsallaşma çalışmalarımız başladı. Markalaşma süreciniz nasıl oldu? Önce markamız için mekanlara yaşam katan markamız Albox’ın ismini bulduk. ‘AT kırmızının enerjisini, yaşamı anlatıyor, ‘Box’ ise mekanları ifade ediyor. Bu süreçte biz bir yandan kendi markamızla tasarımlar sunarken, bir yandan da Almanya’nın en büyük mutfak üreticisinin Türkiye distribütörlüğünü de üstlendik. Distribütörlük, tasarım anlamında bize çok şey kattı. 2012’de ilk mağazamızı açtık. 2015 yılında da ilk ihracatımızı gerçekleştirdik. Markamızın temellerini attığımız atölyemiz hâlâ duruyor. Fabrikasyon üretim dışında, elle yapılması gereken, zanaat yönü yüksek tasarımları orada gerçekleştiriyoruz. Fabrikasyon üretim gerçekleştirdiğimiz bir fabrikamız daha var. O da Ataşehir’de. Bir tane de mağazamız bulunuyor. Aynı zamanda kırılmaz ve patlamaz cam üreticisi Almanya merkezli firmanın Türkiye’deki tek temsilcisiyiz. Şirketinizi üretim kapasitesi, üretim yerinden söz eder misiniz? Şu anda fabrikamızda 50 kişilik bir ekibimiz var. Bahsettiğim üzere iki tane atölyemiz bulunuyor. Bir yılda 8 bin adet kapı, 4 bin adet mutfak ve banyo dolabı üretiyoruz. Pandemi iş yapış süreçlerinize nasıl yansıdı? 2020 yılı sürpriz bir yıl oldu. Daha önce tecrübe etmediğimiz pandemiyle boğuştuk. Mart ayında Türkiye’de ilk vakanın görünmesiyle birlikte biz de diğer markalar gibi bekle ve gör sürecine girdik. Ancak nisan ayıyla birlikte beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. Gelen talepler daha çok dekorasyon, ev yenileme üzerine oldu, insanlar evde geçirdikleri süreçte konfor alanlarının kalitesini yenilemek, evlerinde yeni yaşam alanları oluşturmak istediler. Özellikle Bozcada, Fethiye, Bodrum gibi yazlık bölgelere çok fazla iş yapmaya başladık. Butik ve niş projelerde yer alan bir firmayız. Çok hızlı büyüme projeksiyonumuz yok, az ama öz işte yer almayı hedefliyoruz. Büyüme hedefleriniz nedir? Yeni yatırım olacak mı? Önümüzdeki iki yılda Ataşehir’deki fabrikamızı Kurtköy, Tuzla bölgelerine taşımayı istiyoruz. Hedefimiz 10 bin metrekarelik bir alanda 100 kişilik bir istihdamla yol alabilmek. Fabrikanın yatırım maliyeti 15 milyon TL olarak görünüyor. Yine iki yıl içinde ihracat pazarımızı 10 ülkeye (burada ana hedef pazarlarımız Almanya, Hollanda, İsviçre ve Kanada) çıkarmayı hedeflerken, yurt içinde Ankara, Antep, İzmir ve Karadeniz’de toplam altı bayilik vermeyi planlıyoruz. Hem yurt dışında hem de yurt içinde franchise sistemiyle büyüme arzusundayız. 2020’yi 50 milyon TL ciro ile kapattık. Her yıl yüzde 15 büyüyoruz, ihracatımız şu an 17,5 milyon TL. Bu yıl hedefimiz 75 milyon TL ciro. Başlıca ihracat ürünleriniz ve ihracat pazarlarınız hangileri? Rusya Soçi Kış Olimpiyatları ile başlayan ihracat serüveni, Fransa, İngiltere. Nijerya, ABD, Romanya, Kazakistan, Kıbrıs ile devam ediyor. Otelden başkonsolosluk ofisine, şarap kavından ev tasarımına kadar önemli ve niş projelerinde yer alıyoruz. Ciromuzun yüzde 35’ini ihracat oluşturuyor. Bunu ilk etapta yüzde 40, kademeli olarak da yüzde 60’lara çıkarmak istiyoruz. Kilogram başına 30 dolarlık ihracat yapıyoruz. İhracat hedefiniz nedir? ihracat rotamızı şu şekilde belirledik. Kesinlikle ağırlıklı olarak Avrupa pazarında büyümek istiyoruz. Çünkü AvrupalI firmalara göre çok daha kaliteli ürünleri, daha uygun fiyatlara ve daha hızlı sunuyoruz. Özellikle bu pazarda franchise yoluyla bayilikler açacağız, ihracatımızı mağazacılık yoluyla hızlandırmak gibi bir hedefimiz var. Yurt dışındaki güçlü rakiplerimize rağmen Türk ürünlerine karşı kötü algıyı yıkıp hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz. Ürün gamınıza yeni ürünler eklediğiniz mi? Pandemiyle birlikte erkeklerin de mutfağa girmesi bizleri inovasyona yönlendirdi. Erkekler büyük mutfaklardan hoşlanıyor ve aynı zamanda her şey onların elinin altında olmalı. Dijital ekranlı kapaklarda videolarını izlerken yemek yapabilecekleri çok özel bir ürünümüzü yılın ikinci yarısında piyasaya sunacağız. Ofislerin evlere taşınmasıyla birlikte mutfak tezgahının altından çıkan çalışma masalarından nano teknolojisi sayesinde üzerinde mikrop barındırmayan, antibakteriyel mutfaklara kadar yeni modelleri ürün gamımıza ekledik.