Albox Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Sağlam "Ülkemizin adını duyuracağımız kaliteli ve niş projelerde yer almaya çalışıyoruz" "Bu ülkenin geleceği tasarım ve inovasyonda. Hiçbir şey için geç değil. Nasıl ki dünya devlerine göre daha hızlı ve kaliteli üretim gerçekleştiriyorsak, tasarım kısmında da makası kapatıp ihracatımızın katma değerini artırabiliriz Albox 1976'dan beri mobilya sektöründe olan ve kreasyonları ile Türkiye ve dünyadaki yüzlerce konut ve ailenin kalbinde duran bir markanın 3. kuşak hikâyesini anlatıyor. Başarılı bir aile şirketi olarak faaliyetlerini sürdüren Albox,

Trabzon'da başlayan bir öyküyü bugün hem yurt içinde her yere hem de yurt dışında birçok noktaya taşıyor. Firma, klasik mutfaklardan modüler mutfaklara, tüm ahşap ev mobilyasına kadar bir ürünün ve stilinin günlük hayatımızın birçok sosyal ve kültürel yönünü nasıl etkilediğini kanıtlayan bu değişimin liderlerinden biri. Mutfak mobilyalarındaki inovatif modellerle ön plana çıkan Albox, pandemi sürecinde de ürün gamını genişletmeye devam etmiş ve mutfakta daha fazla geçirilen vakitten ilham alarak yepyeni modeller geliştirmiş.Biz de Albox'ın hem yeni modellerini hem de markanın yıllar içindeki gelişimini konuşmak üzere Albox Yönetim Kurulu Başkanı Olgun Sağlam ile bir araya geldik.

Firmanızın faaliyetleri hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Dedem Ali Sağlam'ın öncülüğünde kurulan markamızın öyküsü Trabzon'da başlıyor. Biz Trabzonlu bir aileyiz. Dedem memlekette marangozluk işleriyle uğraşıyormuş. Daha sonra babam Osman Sağlam, babası Ali Sağlam'dan aldığı bir testere ve bir keser ile 1976 yılında mesleği icra etmeye başlıyor. Önce İzmit'te başlayan yolculuk, 1987'de İstanbul'da devam ediyor. Kadıköy'de inşaatların hızlandığı bir dönemde, ilk olarak 250 metrekarelik bir alanda inşaatların doğrama işlerini yapıyoruz. Ben de daha 14 yaşındayken babamın yanında çalışmaya başlamıştım.
1991 yılında 250 metrekarelik atölyemizi iki katına çıkardık. Konut sektörünün hızlanmaya başladı bir dönemde artık bizler de projeksiyon işleri yapmaya başlamıştık. Bir evin kapılarından mutfağına, banyosundan holdeki ahşap kaplamalarına kadar A'dan Z'ye tüm işleri yapar duruma gelmiştik. Hatta size şöyle söyleyeyim, bilgisayarların iş hayatına daha yeni yeni girmeye başladığı bir dönemde, çizim programları yokken excel üzerinde projeler çiziyorduk. 2006 yılında ise büyüyen yapımızla birlikte kurumsallaşma çalışmalarımız başladı.

Önce markamız için mekanlara yaşam katan markamız Albox'ın ismini bulduk. Markamızın ismini belirlerken ilham aldığımız noktalar şöyle oldu: "Al" kırmızının enerjisini, yaşamı anlatıyor, "Box" ise mekanları ifade ediyor. Bu süreçte biz bir yandan kendi markamızla tasarımlar sunarken, bir yandan da Almanya'nın en büyük mutfak üreticisinin Türkiye distribütörlüğünü de üstlenmiştik. Distribütörlük, tasarım anlamında bize çok şey kattı diyebiliriz. Daha sonra 2012'de ilk mağazamızı açtık. 2015 yılında da ilk ihracatımızı gerçekleştirdik. Markamızın temellerini attığımız atölyemiz hâlâ duruyor. Fabrikasyon üretim dışında, elle yapılması gereken, zanaat yönü yüksek tasarımları orada gerçekleştiriyoruz. Fabrikasyon üretim gerçekleştirdiğimiz bir fabrikamız daha var. O da Ataşehir'de. Bir tane de mağazamız bulunuyor.

Aynı zamanda kırılmaz ve patlamaz cam üreticisi Almanya merkezli firmanın Türkiye'deki tek temsilcisiyiz de. Şu anda fabrikamızda 50 kişilik bir ekibimiz var. Bahsettiğim üzere iki tane atölyemiz bulunuyor. Bir tanesi evveliyatımıza sahip çıkmak, zanaatkar işler için diğeri ise fabrikasyon üretimlerde hizmet veriyor. Bir yılda 8 bin adet kapı, 4 bin adet mutfak ve banyo dolabı üretiyoruz.
2021 yılı sizler için nasıl ilerliyor?

2020 yılı hem bizler hem de dünya için sürpriz bir yıl oldu. Daha önce tecrübe etmediğimiz, büyüklerimizin de yaşayıp bizlere aktaramadığı pandemiyle boğuştuk. Mart ayında Türkiye'de ilk vakanın görünmesiyle birlikte biz de diğer markalar gibi bekle ve gör sürecine girdik. Ancak nisan ayıyla birlikte beklentimizin üzerinde bir taleple karşı karşıya kaldık. Hatta geçtiğimiz yılın üzerinde talep vardı ve biz bu talepleri yetiştirme telaşındaydık. Bize gelen talepler ise daha çok dekorasyon, ev yenileme üzerine oldu.

Gördük ki, insanlar evde geçirdikleri süreçte konfor alanlarının kalitesini yenilemek, evlerinde yeni yaşam alanları oluşturmak istediler. Özellikle Bozcada, Fethiye, Bodrum gibi yazlık bölgelere çok fazla iş yapmaya başladık. 2021 yılında da ev yenileme hizmetlerinde yaşadığımız yoğunluk devam ediyor. Yılın ilk iki ayı oldukça yoğun geçti ve bu yoğunluğun biz mart ayıyla birlikte yurt dışı ayağımızda da artacağını öngörüyoruz. Üzerinde çalıştığımız yepyeni bir ürün var: Dijital mutfak. Size bu ürünümüzü yılın ikinci yarısında sunmak için sabırsızlanıyoruz.

Mart 2021 www.yapiinsaatdergisi.com